Bu çocukta bir ışık var, başka bir ışık. Yaklaşık 5 yıldır öyle veya böyle takımın içinde olan ve yer bulamamış bir oyuncu için "ışık var" terimini kullanmak komik, bu da doğru. Fakat Aydın Yılmaz tüm bu basiretsiz kariyerine rağmen , benim için hala "özel" oyuncu sınıfında.
Bazı oyuncular için futbolun oyun hikayesi sona erip "iş" serüveni başladığında, bu iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Buna en büyük örneklerden biri de kuşkusuz Sebastian Deisler'dir benim için. Varolan yeteneğini bir türlü mesleki bir araca dönüştüremedi Deisler, sonunda yenik düştü ve 27 yaşında futbolu bıraktı. Bugün Aydın'ın bütün bu basiretsizliği ve umursamaz gözüken halinin ardında ben bunu görüyorum. Aydın diğer futbolculardan başka bir yerde ve bu durum onun sahada oyuna adapte olmasını oldukça güçleştiriyor.
Aydın'ın sahada veremedikleri, ve taraftarın ona olan tepkisi ortada, haksız da değil. Fakat Rijkaard da bu çocuktan bir şekilde vazgeçmiyor. Belki istediği bazı şeyleri oturtabilseydi, Aydın'ın o düzen içinde olası bir yükselişini keyifle izleyebilirdik. Ve lakin şimdilik tek görebildiğimiz, kısır kadronun içinde, Konya'nın karlı zemininden beri Aydın'dan beklenen patlamanın kırıntılarını izlemek için sahaya sürülmesi. Kısmet..